top of page
Çıkın Gürvit Avukatlık & Hukuki Danışmanlık

KVKK İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Kullanımına İlişkin Esasları Hatırlattı

  • 6 Tem
  • 3 dakikada okunur

Kişisel Verileri Koruma Kurumu, 8 Haziran 2026 tarihinde iş yerlerinde güvenlik kamerası sistemlerinin kullanımına ilişkin bir kamuoyu duyurusu yayımladı. Duyuru, iş yerinde kamera kaydı alınmasının kişisel veri işleme faaliyeti olduğunu ve bu faaliyetin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’ndaki temel ilkelere uygun yürütülmesi gerektiğini hatırlatıyor.


Kurum, iş yerlerinde kamera kullanımını yasaklamıyor. Ancak kamera kullanımının belirli, açık ve meşru bir amaca dayanması; bu amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması gerekiyor. Bu nedenle işverenlerin kamera sistemlerini yalnızca teknik bir güvenlik altyapısı olarak değil, çalışan mahremiyeti ve kişisel verilerin korunması boyutları olan bir uyum konusu olarak ele alması gerekir.



Kamera Kullanım Amacı Baştan Belirlenmeli


İş yerlerinde kamera kullanımı; iş yeri güvenliğinin sağlanması, suçların önlenmesi veya tespitine yardımcı olunması, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin izlenmesi ya da iş kazalarının önlenmesi gibi amaçlarla gündeme gelebilir.


Ancak bu amaçların baştan açıkça belirlenmesi ve kamera sisteminin bu amaçlarla sınırlı şekilde kullanılması gerekir. Güvenlik veya iş sağlığı ve güvenliği amacıyla kurulan kameraların, sonradan çalışanların genel performansını, verimliliğini, devam durumunu veya iş disiplinini izlemek için kullanılması hukuka aykırılık riski yaratır.


Kamera sistemleri, çalışanları sürekli gözetim altında tutan bir kontrol, performans veya disiplin aracına dönüştürülmemelidir. Çalışanların verimli çalışıp çalışmadığını izlemek, iş disiplinini kamera yoluyla sağlamak veya genel kontrol amacıyla tüm çalışma alanlarını takip etmek, kamera kullanımını meşrulaştıran amaçlar olarak değerlendirilmemelidir.


Bu ayrım önemlidir: İş yerinde kamera kullanımı bazı güvenlik ve iş sağlığı gerekçeleriyle mümkün olabilir; ancak kamera sisteminin temel işlevi çalışan davranışlarını sürekli izlemek olmamalıdır.



Kamera Kullanımı Ölçülü Olmalı


Kamera sisteminin kapsamı, belirlenen amaçla sınırlı olmalıdır. Kamera konumu, görüş açısı, kayıt alanı, yakınlaştırma özelliği, izleme sıklığı ve kayıtların saklanma süresi bu amaca göre belirlenmelidir.


Giriş-çıkış alanları, depo, kasa, güvenlik riski taşıyan bölümler veya iş sağlığı ve güvenliği bakımından izlenmesi gereken alanlarda kamera kullanımı bazı durumlarda meşru olabilir. Buna karşılık tüm iş yerini kapsayan geniş açılı kayıtlar, çalışanları bireysel olarak takip etmeye elverişli sistemler veya yüz odaklı sürekli kayıt uygulamaları daha yüksek uyum riski taşır.


Tuvalet, soyunma odası, mescit, dinlenme alanı ve benzeri mahremiyet beklentisinin yüksek olduğu alanlarda kamera kullanılmamalıdır.



Ses Kaydı Ayrı Bir Risk Alanıdır


Ses kayıt özelliği bulunan kamera sistemleri, görüntü kaydına kıyasla özel hayata daha ağır bir müdahale niteliği taşır. Bu nedenle ses kaydı, yalnızca kamera kullanımının varlığına dayanılarak meşrulaştırılamaz.


İşverenlerin ses kayıt özelliğini varsayılan olarak kapalı tutması ve bu özelliği ancak açık, somut ve hukuka uygun bir gerekçe bulunması halinde değerlendirmesi gerekir. Genel güvenlik gerekçesi, tek başına iş yerinde sürekli ses kaydı alınmasını haklı göstermek için yeterli değildir.



Çalışanlar Açık Şekilde Bilgilendirilmeli


Çalışanlar, iş yerinde kamera kaydı yapıldığı konusunda açık şekilde bilgilendirilmelidir. Bu bilgilendirme yalnızca “bu alanda kamera kaydı yapılmaktadır” uyarısıyla sınırlı kalmamalıdır.


Aydınlatma metninde kamera kullanım amacı, hukuki sebep, kayıtların kimlerle paylaşılabileceği, saklama süresi, kayıtlara kimlerin erişebileceği ve çalışanların ilgili kişi olarak sahip olduğu haklar açıkça belirtilmelidir.


Aydınlatma yükümlülüğü, kamera kaydı başlamadan önce ve çalışanların kolayca erişebileceği şekilde yerine getirilmelidir.



Erişim Yetkileri ve Saklama Süreleri Sınırlandırılmalı


Kamera kayıtlarına yalnızca görevi gereği erişmesi gereken kişiler erişebilmelidir. Erişim yetkileri sınırlı tutulmalı ve kayıtların yetkisiz kişilerle paylaşılmasını önleyecek teknik ve idari tedbirler alınmalıdır.


Kayıtlar gereğinden uzun süre saklanmamalıdır. İşverenler, kamera kayıtları için kullanım amacıyla uyumlu makul bir saklama süresi belirlemeli ve bu süre sonunda kayıtları silmeli, yok etmeli veya anonim hale getirmelidir.


Bir olay yaşanması halinde yalnızca ilgili kayıtların ayrılarak hukuki süreç için gerekli süre boyunca saklanması; olayla ilgisi bulunmayan kayıtların ise olağan saklama süresi sonunda imha edilmesi gerekir.



Şirketler Açısından Etki


Duyuru, iş yerlerinde kamera kullanımının daha dikkatli yönetilmesi gerektiğini gösteriyor. Şirketlerin mevcut kamera sistemlerini özellikle aşağıdaki başlıklar bakımından gözden geçirmesi gerekir:

  • kameraların hangi amaçla kullanıldığı;

  • kamera kullanım amacının yazılı olarak belirlenip belirlenmediği;

  • kamera açıları ve kayıt alanlarının bu amaçla sınırlı olup olmadığı;

  • tüm çalışma alanlarını kapsayan sürekli izleme yapılıp yapılmadığı;

  • yüz odaklı kayıt veya yakınlaştırma özelliklerinin kullanılıp kullanılmadığı;

  • ses kaydı özelliğinin bulunup bulunmadığı;

  • çalışanlara sunulan aydınlatma metinlerinin yeterli olup olmadığı;

  • kayıtlara erişim yetkilerinin kimlerle sınırlı olduğu;

  • kayıtların ne kadar süre saklandığı ve nasıl imha edildiği.


Özellikle çalışanların genel performansını, verimliliğini, devam durumunu veya iş disiplinini izlemeye yönelik kamera uygulamaları daha yüksek uyum riski taşır. Kamera sistemi, meşru bir güvenlik veya iş sağlığı amacıyla kurulmuş olsa dahi, fiili kullanım bu amacın dışına çıkıyorsa KVKK bakımından hukuka aykırılık gündeme gelebilir.


Bu nedenle şirketler, kamera sistemlerini yalnızca mevcut teknik kurulum üzerinden değil, kullanım amacı, fiili uygulama, erişim yetkileri, saklama süresi ve çalışan mahremiyeti üzerindeki etkisi bakımından birlikte değerlendirmelidir.





Yazar

Buse Özer


bottom of page