top of page
Çıkın Gürvit Avukatlık & Hukuki Danışmanlık

Türkiye Dijital Reklamcılık, Yapay Zekâ İçerikleri ve Çevresel Beyanlara İlişkin Reklam Kurallarını Güncelledi

  • 7 saat önce
  • 3 dakikada okunur

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde değişiklik yapan yönetmelik, 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Yeni kurallar 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.


Düzenleme; hedefli reklamcılık, yapay zekâ ile oluşturulan içerikler, influencer pazarlaması, indirim kampanyaları, çevresel beyanlar ve çevrimiçi tüketici değerlendirmeleri bakımından daha ayrıntılı kurallar getiriyor. Bu çerçevede şirketlerin tüketiciye yönelik kampanyaların tasarlanması, onaylanması ve yayımlandıktan sonra takip edilmesine ilişkin süreçlerini gözden geçirmesi gerekebilir.



Hedefli Reklamcılık


Tüketicilere çevrimiçi davranışları, geçmiş tercihleri, konum bilgileri, demografik profilleri veya benzeri kişisel verileri esas alınarak hedefli reklam gösterilmesi halinde, tüketicilerin reklamın hangi kriterlere göre gösterildiği konusunda açık şekilde bilgilendirilmesi ve bu kriterleri değiştirebilecekleri kolay erişilebilir bir yöntemin sunulması gerekecek.


Kişisel verilere dayalı profilleme yoluyla çocuklara yönelik hedefli reklam yapılması ise yasaklanıyor. Bu değişiklik, davranışsal reklamcılık, müşteri segmentasyonu, yeniden hedefleme araçları veya platform bazlı reklam çözümleri kullanan şirketler açısından önem taşıyor.



Yapay Zekâ ile Oluşturulan Reklam İçerikleri


Reklamlarda gerçek kişilerden ayırt edilmesi kolay olmayan yapay zekâ ile oluşturulmuş dijital karakterlerin kullanılması halinde, bu durumun açık ve görünür biçimde belirtilmesi gerekecek.


Gerçek bir kişinin yapay zekâ ile oluşturulmuş dijital kopyasının, ilgili kişinin bir ürünü veya hizmeti bizzat deneyimlediği, kullandığı veya tavsiye ettiği izlenimini yaratacak şekilde kullanılması da sınırlandırılıyor.


Bu nedenle sentetik görseller, sanal influencer’lar, ses klonlama, dijital benzerlikler veya yapay zekâ destekli ürün tanıtımları içeren kampanyaların reklam hukuku, tüketici hukuku, kişisel verilerin korunması ve fikri mülkiyet perspektiflerinden birlikte değerlendirilmesi önem kazanacak.



Influencer Pazarlaması


Sosyal medya içerik üreticisinin bir ürün veya hizmetin tanıtımı kapsamında herhangi bir menfaat elde etmesi halinde, içeriğin reklam niteliği açıkça belirtilmeli.


Bu menfaat; ücret ödemesi, ücretsiz veya indirimli ürün ya da hizmet sağlanması, etkinliğe katılım, kampanya kapsamında sağlanan avantajlar veya diğer ticari iş birlikleri şeklinde ortaya çıkabilir.


Uygulamada markaların influencer sözleşmelerinde açık tanıtım ibarelerine ilişkin yükümlülüklere yer vermesi ve kampanya içeriklerini hem yayımlanmadan önce hem de yayımlandıktan sonra takip etmesi önem kazanacak. Reklamverenler, ajanslar ve kampanyaya dahil olan diğer taraflar da içeriğin ticari niteliğinin tüketici nezdinde gizlenmemesini sağlamalı.



İndirim Kampanyaları


Mallar bakımından indirim öncesi fiyat, indirimin başladığı tarihten önceki 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat esas alınarak belirlenecek. Çabuk bozulabilen mallar ve hizmetler bakımından ise indirimli fiyattan bir önceki fiyat dikkate alınacak.


Bir ürün veya hizmetin farklı satış kanallarında sunulması halinde, indirim öncesi fiyat ilgili satış kanalı özelinde ayrı ayrı belirlenecek. Bir satış kanalında uygulanan fiyat, başka bir satış kanalındaki indirim kampanyası için referans fiyat olarak kullanılamayacak.


Bu değişiklik, özellikle hızlı indirim kampanyaları, sadakat programları, paket teklifler, üyelere özel indirimler veya koşula bağlı kampanyalar yürüten perakendeciler, e-ticaret platformları, pazaryerleri ve markalar açısından önemli olacak.



Çevresel Beyanlar


“Çevresel beyan” kavramı ayrıca tanımlanarak, bir mal veya hizmetin çevresel fayda sağladığını, çevre üzerinde daha az olumsuz etki yarattığını veya çevresel açıdan olumsuz bir etkisinin bulunmadığını ima eden açıklama ve görseller bu kapsamda ele alındı.


Genel nitelikteki çevresel ifadelerin, tüketici açısından belirsizlik yaratacak şekilde veya dayanağı açıklanmadan kullanılmaması gerekecek. Çevresel beyanların ayrıca ürün veya hizmetin hangi kısmına, bileşenine ya da yaşam döngüsünün hangi aşamasına ilişkin olduğunun belirtilmesi bekleniyor.


Bu nedenle “çevre dostu”, “yeşil” veya benzeri genel ifadelerin dikkatli kullanılması ve açık, doğrulanabilir bilgilerle desteklenmesi gerekecek. Şirketlerin gerektiğinde ilgili sertifika, onay, test sonucu veya benzeri belgeleri ortaya koyabilmesi önem kazanacak.



Tüketici Değerlendirmeleri ve Şikâyet Platformları


Satın alma süreci doğrulanamayan tüketici değerlendirmelerinin yayımlanması yasaklanıyor. Şirketlerin bir ürün veya hizmetin satışını artırmak amacıyla gerçeğe aykırı değerlendirme veya onay satın alması ya da organize etmesi de mümkün olmayacak.


Şikâyet platformları bakımından ise satıcı veya sağlayıcıya şikâyet yayımlanmadan önce cevap vermesi için tanınan süre 72 saatten 48 saate indirildi. Bu süre içinde cevap verilmemesi halinde, şikâyet doğrudan yayımlanabilecek.


Pazaryeri, değerlendirme sistemi, şikâyet platformu veya müşteri geri bildirim aracı işleten şirketlerin mevcut süreçlerini bu yeni kurallar ışığında gözden geçirmesi gerekecek.



Diğer Değişiklikler


Yasa dışı bahis ve kumara ilişkin reklam yasağı, yasa dışı şans oyunlarını da kapsayacak şekilde genişletildi. Ayrıca tüketiciyi yanıltabilecek veya tüketicinin bilgi ve tecrübe eksikliğini istismar edebilecek şekilde akademik unvan kullanımına ilişkin ek kurallar getirildi.



Şirketler Açısından Etki


Yeni kurallar, dijital reklamcılık, yapay zekâ destekli pazarlama materyalleri, influencer iş birlikleri, çevresel beyanlar, indirim kampanyaları veya çevrimiçi tüketici değerlendirme sistemleri kullanan şirketler üzerinde doğrudan etki yaratacak.


Şirketlerin 1 Ağustos 2026 öncesinde reklam onay süreçlerini, influencer sözleşmelerini, hedefli reklam uygulamalarını, yapay zekâ ile oluşturulan içeriklere ilişkin kontrollerini, indirim kampanyası kurgularını, çevresel beyanların dayanaklarını ve tüketici değerlendirme süreçlerini gözden geçirmesi uygun olacaktır.


Düzenlemenin genel yönü açık: tüketiciye yönelik reklam uygulamalarının daha şeffaf, doğrulanabilir ve tüketici tarafından daha kolay anlaşılabilir olması bekleniyor. Şirketler açısından bu durum, kampanya hızı ve yaratıcılığın daha güçlü iç kontroller ve daha iyi belgelendirme süreçleriyle dengelenmesini gerektirecek.




Yazar

Avukat Ömer Faruk Çıkın

Ömer Faruk Çıkın


bottom of page